AIPCE, toplam arzın 2022’de yüzde 7 düşüşle 11,6 milyon tona düşmesini, ithalatta ve yerli üretimde ise daha fazla düşüş yaşanmasını bekliyor.
Birliğin ithalata bağımlılığı artık toplam deniz ürünleri ihtiyacının %70’inden fazlasını oluşturuyor.
Avrupa Balık Tüccarları ve İşleyicileri Birliği’nin (AIPCE-CEP) Yıllık Kemikli Balık Raporu’na göre, Avrupa Birliği uzun yıllardır deniz ürünleri ithalatına büyük oranda bağımlı durumda ve bu durum artarak devam ediyor. 2021 yılında bu bölgenin kendi kendine yeterliliği tarihin en düşük seviyesine ulaştı.
AIPCE’ye göre, AB deniz ürünleri üretimi 2021’de düştü ve AB’de yakalanan avların azalması ve Birleşik Krallık’ın sendikadan çekilmesi nedeniyle kendi kendine yeterlilik, 10 yıllık ortalama %42’ye kıyasla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan %35’e ulaştı.
Bu yıl ise AB deniz ürünlerinin kendine yeterlilik oranının %33’e ulaşması bekleniyor.
2021 yılındaki toplam 12,5 milyon ton arzın 9 milyon tonu yani %72’si ithal edilirken, AB’deki yurt içi arz 3,5 milyon tona geriledi.
AIPCE, 2022 için yüzde 7’lik bir düşüş, toplam arzın 11,6 milyon tona ulaşması, ithalatın ve yerli üretimin zayıflamasını öngörüyor.

büyüme grafiği
AIPCE’ye göre, Kovid-19’un Avrupa’daki ağır sonuçları hafiflemiş gibi görünse de tedarik zinciri sorunları hâlâ salgın öncesi ticaret koşullarına dönüş önünde engel teşkil ediyor.
Bu baskılar, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonucunda enerji ve akaryakıt fiyatlarında benzeri görülmemiş bir artış yaşanmasıyla daha da yoğunlaştı. Küresel gıda piyasalarında fiyatların artması hammadde ve girdi maliyetlerini etkiliyor.
AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları, Rusya’dan deniz ürünleri teminini de zorlaştırdı ve işleyiciler, yatırım planlamasını ve kararlarını karmaşıklaştıran önemli bir belirsizlik dönemiyle karşı karşıya.
2022’de işleyiciler yakıt fiyatlarındaki, enerji maliyetlerindeki ve dolar ile euro arasındaki döviz kurlarındaki artışlardan dolayı daha fazla zorlukla karşılaşacak.
Hollanda Balıkçılık Birliği’nden (Visfederatie) balıkçılık ve ticaret uzmanı Mike Trenhout, “Bütün bu sorunlar, AB’de işlenmek ve nihai tüketim için hammaddelerin tedarikini ve alınmasını etkiliyor” dedi.
İthalat gerekli
Bu rapora göre Avrupa’da giderek daha fazla tüketici doğal kaynaklardan sağlıklı gıda arıyor ve bu da deniz ürünleri endüstrisine olumlu bir bakış açısı getiriyor. Ancak analiz, tüketici talebine cevap verebilmek için yurt dışından ithalatın gerekli olduğunu gösteriyor.
Beyaz balık, özellikle Alaska pollock, AB’nin tedarikinde ABD, Çin ve Rusya’ya %100 bağımlı olduğunun güzel bir örneğidir.
2021 yılında AB’de ithalat yoluyla tedarik edilen toplam Alaska pollock stoğu 808.000 ton olarak gerçekleşti. Toplam hacmin %38’ini ABD oluştururken, onu %35 ile Çin ve %25 ile Rusya takip etti.
AIPCE-CEP’e göre Çin’e ithal edilen Pollock’un %95’inden fazlası Rusya’dan geliyor.
Aynı şekilde AB, morina konusunda da diğer ülkelere oldukça bağımlıdır ve ihtiyacının %95’ini ithal etmektedir.
2021’de AB, yağlı balık avcılığının yalnızca %5’ini, yani 41.000 tonunu oluşturuyordu. Diğer 850.000 ton ise çoğunlukla Norveç, İzlanda ve Rusya’dan ithal edildi.
Thornhout, “Alaska pollocku ve yağlı balıklar söz konusu olduğunda, talebi karşılamak için ithalata ihtiyacımız var” dedi.
AB’nin çeşitli yaptırımlar uygulamasıyla Rusya’nın yerini İngiltere ve ABD olmak üzere iki ülke aldı. “Ürün tedariğinde bu menşe değişikliği zaten görüldü. Ancak Alaska Pollock için bunu Rusya dışındaki ülkelerden almak zor.”
İthalata bağımlı olmasına rağmen AB, (yerli) deniz ürünleri arzını en üst düzeye çıkarmak için yerli üretimi artırmaya kararlı.
Thornhout, “AB’de balıkçılık ve su ürünleri üretimini iyileştirmeye yönelik çabalarımızı artırmamız gerekiyor çünkü işleme endüstrisi için hammaddelere ihtiyacımız var.” dedi. Ayrıca dünya genelinde deniz ürünleri ithalatında artan rekabeti de dikkate almamız gerekiyor.”





